ALIŞKANLIKLARININ DIŞINDA BİR GÖZTEPE

Aktif .

Editörümüz Erhan Özdestan'ın "ALIŞKANLIKLARININ DIŞINDA BİR GÖZTEPE" başlıklı yazısı
 
Göztepe’mizin yıllardır süregelen en büyük özelliklerinden biridir ligin dibindeki takımlara hayati puanlar kaybetmek. Sırf bu kağıt üzerinde “çantada keklik” maçlardan dolayı çok keyfimiz kaçmıştır zamanında.
 
Mesela 2001-02 sezonunda, Avrupa kupalarına belki de bu sezon olduğumuz kadar yakındık. Ancak ligi son 3 sırada bitirip bir alt lige merhaba diyen 3 takım, Antalyaspor, Rizespor ve Yozgatspor’dan aldığımız potansiyel 18 puanın sadece 4 ü, bizim adımıza yalnızca 3 puan ile kaçan Avrupa macerasının belirleyici oldu.
 
Bu seneden sonraki yıllar, Göztepe’mizin üst üste lig düştüğü, gerçek anlamda köy kasaba dolaştığı yıllar oluyordu. Bu zorlu süreçten sonra kendimizi 2012-13 sezonunda, en üst sahnenin bir altında, alışma dönemimizi atlatmış ve şampiyonluk hedefine uygun bir konumda buluyorduk. Ancak Göztepe tarihinin belki de en kara, en keyifsiz ve çirkin sezonlarından birinde, şampiyonluk parolası ile başladığımız ligi son maçta evimizde Tavşanlıspor’a yenilerek düşme hattında tamamlıyorduk. İşin dramatik yanı ise, o sene küme düşen Kartalspor, Ankaragücü ve son maçta bizi ateşe iterek kurtulan Tavşanlıspor’dan alınacak 18 puandan sadece 7 sini alabiliyor oluşumuzdu. Yine kaderimizi küme düşen ekiplere verdiğimiz puanlar belirlemişti.
 
Bu buhranlı seneden sonra, yeniden renkli gruplara döndüğümüz 2013-14 sezonunda ise, son haftalarda müthiş bir seri yakalayan takımımız, Giresun’un sadece 1 puan gerisinde kalıyor ve hepimizin kalp sağlığını zorlayan seride Hatayspor’a eleniyordu. Şüphesiz ki 1 puan ile kaçan şampiyonluğun en büyük sebeplerinden biri, o seneyi bir alt lige düşerek kapatan Gaziosmanpaşa’ya 2 maçta 4 puan vermemizdi.
 
Sadece yakın geçmişe bakarak örneklendirdiğimiz, artık “huy” olarak nitelendirebileceğimiz bu kötü özelliğimiz, yeni çıktığımız, ilk 2 maçını seyircisiz oynadığımız ve ligden düşen takımların alametifarikası serbest fikstürü çektiğimiz bu en üst düzeydeki ilk sezonumuzda en büyük korkularımızın başında geliyordu.
 
Ancak Göztepe’miz hepimizin korkularını boşa çıkartarak, 31 hafta itibari ile, kadro kalitesi olarak kendi denginde ve altındaki takımlardan alabileceği maksimum puanı almış durumda.
 
 
Düşen ve alt sıralarda düşme tehlikesi olan takımlarla oynadığı 11 maçta, alınabilecek 33 puanın 24 ünü almış durumda. Önceki yıllardaki performansımızı düşündüğümüzde bu sene için fark yaratan ayrıntılardan biri bu diyebiliriz.
 
Diğer taraftan, ligin düşme hattından minimum 4 puan uzaklıkta, nispeten daha az tehlike yaşayan 4 lüsü ile oynadığımız 7 maçta, alınabilecek 21 puanın 11 ini almış durumdayız. Bu takımların son haftalarda yaşayabilecekleri sıkıntılar ve üst grup ile arasındaki 6-7 puanlık farklar düşünüldüğünde alınan puanların değeri tekrar anlaşılacaktır diye düşünüyorum.
 
Son haftalarda Avrupa için mücadele ettiğimiz 3 takım ile oynadığımız maçlara bakalım şimdi de.
 
Göztepe’miz bu rakiplere karşı alınabilecek 18 puanın 11 ini almış durumda. Bu başarılı sonuçlar ile, hem bu rakiplerle puan olarak kafa kafaya kalmayı başarmış, hem de Kayserispor hariç diğer 2 rakibimize 2 li averaj da üstünlük sağlamış durumdayız.
 
Şu ana kadar saydığımız istatistikler tablomuzun güzel yanıydı diyebiliriz.
 
Ligdeki takımları ayırdığımız 4 grup içerisinde, bizlerin en önem verdiği, kurulduğu, takımımızı motive etmeye çalıştığı bizans maçlarında ise durum hiç açıcı değil. Belki takım olarak ligin yenisi olmamız, belki camia olarak bu derece ayak oyunları ve stresi kaldıramayışımız, bizlere bu 4 takıma karşı oynanan 7 mücadele alınan sadece ama sadece 1 puan olarak  geri döndü.
 
Son hafta Gs’yi yensek dahi, bu gruptan alınabilecek 24 puanın sadece 4 ünü almış olacağız ki, bu ilerleyen yıllarda büyüyecek hedefler için çok çok yetersiz bir istatistik.
 
O puanların değerini anlatmak için şöyle bir varsayım da yapabiliriz.
 
İlk 4 ten alınan puanları çıkardığınızda, bu gruptan yalnızca 1 puan alabilen Göztepe’miz lig 5. liği koltuğuna çok rahat bir şekilde oturuyor. Ya da bir başka söylem ile, Anadolu liginin 1. si oluyor.
 
 
Sonuç olarak, yakın geçmişte ulaştığımız en yüksek puan olan 44 puanı geride bıraktığımız, Avrupa kupalarına gerçek manada yakın olduğumuz bu sezonda Göztepe’mizin, yılların getirdiği alışkanlıklarını geride bıraktığını görebiliyoruz. Ancak alt sıralardaki ekipleri yenme alışkanlığı kazanırken, üst sıradaki ekiplere karşı yeni bir kazanamama alışkanlığı edinmememiz gerekmekte. Zira sadece ligde tutunmak, iyi bir yer edinmek ya da Avrupa kupasına gitmek istemeyeceğimiz, stadımızın hazır olduğu, hedeflerimizin büyüdüğü ve şampiyonluk olacağı dönemlerde, Göztepe’mizin hedefi her sahada rakip ayırt etmeksizin 3 puan olacaktır. 
 
Erhan ÖZDESTAN - GözGöz Tv
 
 
 

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest