BİRKAÇ ELMA AĞACININ HAYAT VERDİĞİ GOLCÜ: ADIS JAHOVIC

Aktif .

Futbolun hikayesi, futbolcuların öyküsü bazen insanı alır başka diyarlara götürür. En iyi senaristlerin bile arayıp bulamadığı hikayeler, futbolcuların bizzat yaşadığı gerçekler olabilir bazen. Zira futbol, dünyanın en evrensel sektörüdür.
 
Zenginlerle fakirler aynı iki takımda beraber top koşturabilir, ikisi de aynı anda dünya yıldızı olabilir. Tabii futbolun kazancı, artık yoksulun yoksulluğundan eser bırakmaz fakat o oyuncunun yaşadıkları, bir yarışta tavşanı geçen kaplumbağanınki kadar unutulmaz ve değerlidir.
 
Kimisi savaştan kaçıp ailesiyle İskandinavya'ya iltica edip hırsızlık yaparak büyümüştür Ibrahimvic gibi. Kimisi ise din savaşlarına kurban verip ailesini, Nijerya'dan çok küçük yaşlarda İngiltere'ye gidip futbola adar kendisini; tıpkı Victor Moses gibi. Bazıları ise Jamie Vardy gibi bir karbon fiber atölyesinde çalışıp yalnızca 5 yıl sonra dünya kulüplerini peşine takar; Jamie Vardy gibi. Yugoslavya'nın dağılışına kadar ülke içinde çeşitli noktalarda süren iç savaş, bölgedeki insanların yaşam standartlarını, hayatta kalabilmek olarak belirlemişti. Dönemin Balkanlarında durum böyleyken Adis Jahovic, 1987'de açmıştı gözlerin dünyaya. Makedonya'nın başkenti Üsküp'te doğan bu gencin hikayesi, bölgedeki diğer insanlardan çok farklı değildi. Zira o da birçoğu gibi geçim derdindeydi. Futbola başlamadan önce karate ile uğraşıyordu. Ancak ailesi yoksuldu, böyle bir dertleri varken o da tercihini değiştirmek durumunda kaldı ve coğrafyanın en popüler sporu olan futbola yöneldi.
 
Birkaç elma ağacının hayat verdiği golcü
 
Jahovic, futbol oynuyordu ama bunun için kramponlarını da kendisi almak zorunda kalıyordu. O yıllarda bazen çörek almaya bile para bulamayan Adis, ne yapıp edip ailenin geçinmesine yardım ediyordu. Bunun yanında futboldan da kopmuyordu. Milliyet'in haberine göre, bahçelerindeki birkaç elma ağacından topladığı elmaları satarak alıyordu kramponunu Adis. Onun için futboldan başka çıkış yolu da yoktu. Zaten futbolu bir çıkış noktası olarak gördüğü için karateyi bırakıp top peşinde koşturmayı seçmişti.
 
İlk yıllarında birkaç elma ağacının verdiği meyvelerle futbola, futbolculuğa tutunan inatçı Makedon, istediğini yaptı ve futbolcu oldu.
 
30'unda yeniden doğan Makedonyalı
 
Adis Jahovic'in kariyerinde daha önce hiç üst düzey kulüpler olmadı. Ülkesinin Makedonija'takımından sonra Boşnak ekipleri Velez Mostar, Zeljeznicar ve FK Sarajevo'da oynadı. Ardından biraz daha Avrupa'nın batısına yönlenip İsviçre'nin zayıf takımlarından Wil 1900'e gitti. Belki de kariyerinin en büyük transferi Zürich'e transfer oluşuydu.
 
Türkiye'ye gelene kadar Batı Avrupa, Balkanlar, Rusya, Ukrayna diyerek ülke ülke gezdi bu çocuk. Yaşı kemale ermeye başlarken istediği atılımı bir türlü yapamayan Adis'e İzmir havası yaradı. Makedon golcü, Göztepe ile TFF 1. Lig'de 20 gole imzasını attı. Geçen sezon, yine bambaşka bir futbolcu hikayesine sahip olan Mehmet Umut Nayır ile mükemmel bir partnerdi ve bu birliktelik, Göztepe'nin Süper Lig hasretini dindirdi.
 
Mekanın sahibi: Adis Jahovic!
 
Göztepe yıllar sonra Süper Lig'e çıkarken çekilen bir reklam filmiyle de sempati toplamıştı. Gelen tüm yeni transferler bir ortamda kendini tanıtırken bir anda içeri giren Jahovic, ''Beyler hoş geldiniz. Adım Adis, mekanın sahibiyim'' diyerek sempati toplamıştı. O Adis, mekanın sahibi olduğunu o sözlerinin ardından oynadığı futbolla da herkese kanıtlamaya başladı. Nabil Ghilas'ı kulübeye hapseden Jahovic, 9 maçta 11 gole imzasını attı. Milyonlarca euro'lar verip alınan golcülere taş çıkartan Adis, bu mekanın gerçek sahibi!
Yıllarca yaşadığı zorlukları mağlup eden Adis, bugünlerde de formuyla ligdeki diğer golcüleri deviriyor...
 
Kaynak : GOAL.COM

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest