ELİNİ VİCDANINA KOY

Aktif .

 
İsyanla başlayan efsanenin peşinde; dipsiz kuyularda kıvranırken sırtını dönenlere inat, spor tarihinin en haklı ‘terketmeme’ hikayesi. “İnan güzel günlere” dedik, “Çok az kaldı güzel eski günlere” dedik ve atalarımızdan dinlediğimiz Efsane Göztepe’nin ruhuyla bugünlere geldik.
 
İşte tam da şu günlerde hegemonyaları yıkmanın kıyısındayız. Aç televizyonu, her kanalda biz varız. Bütün medyanın dilinde; övgü dolu sözlerle, anlı şanlı Göztepe taraftarı. Semirtilmiş düzenin beslediği belediye takımına hem futboluyla hem taraftarıyla yoğun baskı kuran Göztepe takımı. Bariz kalite farkına rağmen, süper denilen lige çıktığı ilk senede, avrupa kupasında oynayan rakibine karşı takır takır futbol oynayan Göztepe var. Skor önemli değil, canını dişine katarak oynayan bir Göztepe var.
 
Her fırsatta İzmirliliğiyle övünüp sırf başarı için İstanbul’un kuşuna kedisine kananlar var ya, hepsinin elini vicdanına koyması gereken günlerdeyiz. Bu takım yener yenilir, ama geride kalan 7 hafta gösterdi ki; doğru takviyelerle ve doğru yönetimle önümüzdeki sezonlarda biz bu ülkedeki tüm takımların korkacağı rakip olacağız. İlk seneden avrupa veya şampiyonluk hedefi koymak zor ancak dediğim gibi yönetimsel anlamda doğru hamlelerle en kısa zamanda Atletico’ya 3 attığımız günlere geri döneceğiz.
 
Başakşehir maçı, futbol anlamında yanlışlarımızı görebilmemiz adına en önemli maçtı. Rakibin kadro genişliği ve bünyesindeki kaliteli futbolcular takımımız adına büyük tehlike arz ediyordu. Ancak tüm bu korkularımıza rağmen ne istediğini bilen ve yüreğiyle oynayan bir Göztepe takımı vardı sahada. Yediğimiz ilk gol duran toplardaki eksik yanlarımıza daha çok çalışmamızı işaret etti. Sakatlandığı için forma giyemeyen Peybernes’in yerine en son transferimiz olan Milos Kosanovic vardı ilk onbirde. Genel olarak soğukkanlılığı ve gönderdiği uzun paslarıyla taraftarımızın beğenisini toplayan Kosanovic’in uzaklaştırmak için müdahale ettiği top Adebayor’a çarptı ve talihsiz bir şekilde 2-0 yenik düştük. 
 
Skor 2-0’a geldiğinden itibaren daha güçlü şekilde bağırmaya başladık “Hiçbir şeye değişilmez senin sevgin bu dünyada!” diye. Futbolcularımız da disiplini elden hiç bırakmadı ve var gücüyle saldırdı rakip kaleye. Çok fırsat yakaladık ama değerlendiremedik. Önde kurduğumuz baskının arkasına hızlı toplarla geçmek isteyen Başakşehir’e de stoperimiz Kadu müthiş bir performans sergileyerek fırsat vermedi. Bulmayı planladığımız gol çok geç geldi ve karşılaşma 1-2 sona erdi.
 
Milyonlarca lira bonservis ödemeden, doğru Scouting hamleleriyle, Tamer Tuna’nın müthiş analizleriyle taş gibi top oynayan bir takımımız var artık. İzmir’deki hiçbir televizyonun aynı saatteki BJK-TS maçını açmaya bahanesi yok, sana “Göztepeliyim” dediklerinde ‘başka?’ diye sormanın manası yok, güzel günler, güzel futbol ve terketmeyenlerin hikayesi sadece senin değil tüm Türkiye’nin yanı başında artık.
 
Emre Halistoprak - GözGöz Tv
 
 
 

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest