TEK Mİ ? ÇİFT Mİ ?

Aktif .

Editörümüz Erhan ÖZDESTAN'ın Göztepe - Yeni Malatyaspor maç yazısı sizlerle 

Öncelikle dün çok çok önemli bir maçı kazanarak ilk 2’ye tutunduk. Son 2 haftada kaybettiğimiz 5 puan, üstteki diğer takımların da puan kayıpları ile bizi zirveden koparmasa da, alt tarafın galibiyetleri ile play-off sınırı ile aramızdaki makas fazlası ile daraldı. Lig yine önceki yıllarda olduğu gibi sıkıştı diyebiliriz.

Maça gelecek olursak, yazının adı gibi, dün çoğumuzun maç öncesi merak ettiği konu takımın tek forvetle mi yoksa çift forvetle mi sahada olacağıydı. Okan hocamız tercihini, uyumunu her geçen hafta daha da kanıtlayan Umut-Adis ikilisinden yana kullandı. Umut mücadeleyi 1 gol, Adis ise 1 gol ve 1 asist ile tamamlayarak hocayı haklı çıkardı.

Peki, kazanan her zaman haklı mıdır?  Bence hayır…

Takım kazandığı sürece yanlış gördüğümüz noktalarda fikrimizi belirtmezsek yarın puan kayıplarında da kimsenin yorum yapma hakkı olmaz diye düşünüyorum. Skordan bağımsız bazı şeyler konuşulabilir olmalı kanımca.

Öncelikli olarak birkaç bilgi verelim. Takımımız, çift forvet oynamaya başladığı Bandırma maçına kadar (Giresun maçındaki 30 dakikayı saymıyorum) kalesinde sadece 7 gol görmüştü. Çift forvet oynadığımız 2 maçta ise 5 gol yedik. Bir başka ufak istatistik ile şunu söyleyebiliriz, takım tek forvet oynadığı maçlarda attığımız gol başına 1,25 puan alırken, çift forvet ile çıktığımız maçlarda 0,25 puan almış durumdaydı.

Bu da bize şunu gösteriyor, bu lig orta sahada kalabalık olma, rakibi tutma ligi. Ne zamanki oyunu güzelleştirmek istiyorsunuz, ofansif olarak daha kalabalık görünmek istiyorsunuz, işte o zaman rakiplerin etkinliği artıyor, orta sahamız kolay geçiliyor ve çok pozisyon veriyoruz. Kısaca ligin dinamiklerine uygun oynamadığınız an cezalandırılıyorsunuz.

Bu istatistikler ve bilgiler ışığında, orta saha göbeğimizi defansif anlamda toplayan Gossu’nun da yokluğu düşünüldüğünde çift forvet hamlesi gerçekten çok riskli bir hamleydi. Hele ki rakip, 3 pas ile rakip kaleye gelebilen, belki de ligin en hızlı hücum hattına sahip Malatyaspor iken.

Hocanın aldığı bir diğer risk de zaten kağıt üzerinde sağlam durmayan orta sahamızda Hakan’a, stoper ikilisinde ise Emrecan’a görev vermekti. Ancak 2 oyuncu da beklenenin çok çok üzerinde performans vererek hocamızı haklı çıkardı. Özellikle Hakan Barış’ın geçen hafta aldığı 10 dakika hariç tüm maçlarını Türkiye Kupası’nda oynadığını düşünürseniz, çoğumuzun angarya gördüğü bu kupanın aslında tüm oyuncuları formda tutmak için ne kadar değerli bir fırsat olduğunu anlayabiliriz.

Özellikle Hakan bu haftaki oyununu istikrarlı hale getirir, geçen seneki Adanaspor maçı gibi ağzımıza bir kaşık bal çalmazsa, Segbefia’nın formsuz olduğu bu dönemde orta sahaya ilaç gibi gelecektir. Emrecan ise bu konsantrasyonunu devam ettirirse Gencer ile birlikte iyi işler yapacaktır.

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz “ligin gerçekleri” kavramını biraz açmak lazım. Bu lig çok hücum etmeyi kaldırmıyor, öne geçince hamle yapmamayı kaldırmıyor, beklemeyi kaldırmıyor. Okan Hoca’nın bu konuda biraz daha aktif olması gerektiğini düşünüyorum. İlk haftalarda yaptığı değişiklikler ile galibiyetin mimarı olan hocamız, Bandırma ve Adana Demirspor maçlarında yapmadığı değişiklikler ile ise puan kayıplarının mimarı oldu.

Lig liderine karşı 56. dakikada 2 farkı yakalamış bir takımın 76. dakikada ilk değişikliğini yapması bana doğru gelmiyor. Savunma hattını orta sahaya kadar çekmiş bir rakibe karşı, Salim gibi teknik ve oyun görüşü olan ayakların ofansif anlamda çok daha rahat işler yapmamıza neden olacağı aşikardı.

Diğer taraftan Adis kendini maç içerisinde çok iyi saklıyor, aktif dinlenme sürecini iyi geçiriyor ve maç sonlarına daha diri kalıyor. En azından benim görüşüm bu yönde. Bu sebeple Umut yerine Adis’in oyunda kalması, forveti teke düşürdüğümüz maçlarda daha iyi olacaktır düşüncesindeyim. Umut daha çok koştuğu, pres yaptığı için maç sonlarında problem yaşıyor, yaşadığı kramp da bunun bir göstergesi olabilir.

Maç ile ilgili diğer akılda kalanlar ise, Leo’nun istikrarı, Günay’ın çok başarılı performansı ve Tayfur’un topla çok oynaması. Tayfur asist pozisyonunda olduğu gibi topla fazla oynamaz ise bu ligin tartışmasız en iyi orta sahalarından biri. İlla ki kendini bulacaktır.

Bu çok kritik virajı geride bırakırken, önümüzdeki Sivasspor maçında ligin gerçeklerine göre bir kadro oluşturmalıyız. Sakin kalmalı, orta sahayı kalabalık tutmalı ve Sivasspor’un direk rakibimiz olduğu gerçeğini kabul edip deplasmanda ona göre mücadele etmeliyiz. Eminim ki hem hocamız hem takımımız doğru değerlendirme ile Sivas’tan yüz akı ile çıkacaktır.

Son olarak sezona dün yeni bir başlangıç yapan muhteşem taraftarımıza değinmeden geçmek olmaz. Tezahürat yapmak kadar, İngiliz taraftarları gibi toplu ve bilinçli tepki vermenin de ne kadar etkili olduğunu dün herkese gösterdik. Malatya’dan gelen arkadaşlar da yaptıkları pankart jesti ile gönüllerimizde yer etti, hepsine teşekkürler.

Ufak tefek aksaklıklar hariç, Göztepe’miz camia olarak bir bütün oldu ve olmaya devam edecek. Umarım lig sonunda bu resimlerin en güzelini şampiyonluk kupası ile çekiliriz.

Erhan ÖZDESTAN - GözGöz Tv

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest