GÖZTEPE'NİN YILDIZI HALİL AKBUNAR

Aktif .

1. Lig`de 2011 – 2012 sezonunun ilk devresinde zorlu maçlara çıktığımız Atatürk Stadyumu tribünleri ve sosyal medya, Göztepe A-2 (Bugünkü adıyla U21) takımında oynayan rüzgar gibi hızlı bir genci konuşuyordu.

Onu izleyenlere göre, oynadığı bölge olan sol kanatta geçemeyeceği adam yoktu, boyu ufak yeteneği büyüktü. Çok geçmeden, Halil Akbunar ismindeki bu İzmir`li genç oyuncu, A takım teknik direktörü Cihat Arslan`ın da dikkatini çekecekti.

 

Altyapı eğitiminin önemli bölümünü Balçova İdman Yurdu'nda alan daha sonra Antalyaspor A-2 takımına transfer olan Halil, Antalya'da beğenilmeyip 2011-2012 sezon öncesi 3.Lig ekibi Tepecik Belediyespor'un hazırlık kampına katılmıştı. Ancak onu takip eden birileri daha vardı; O dönem Göztepe U19 takım antrenörü olan Serdar Sabuncu, bir süredir takip ettiği 18 yaşındaki Halil'in Tepecik kampında olduğunu öğrenince genç yıldızı adeta kamptan kaçırarak Göztepe altyapısına kazandırdı. Ligin ilk yarısında A-2 ekibinin formasını giyen genç futbolcu, attığı goller ve yaptığı asistler ile hem hocalarının hem de taraftarın dikkatini çekmeyi başarmıştı. Halil, devre arasında Balçova İdman Yurdu'na 30 bin TL yetiştiricilik bedeli ödenerek profesyonel yapıldı. 

 

Göztepe forması ile ilk profesyonel maçına sözleşme yapıldıktan sadece birkaç hafta sonra Kartalspor karşısında çıkan Halil, kulübü adına ilk golünü ise bir Sakaryaspor deplasmanında atacaktı. Bu gol, genç oyuncunun ilk profesyonel golü olmak ile kalmayıp, zor bir deplasmanda galibiyeti de getirecek ve kıl payı ligde kalınan o sezonda çok değerli bir 3 puanı da kazandırmış olacaktı.

Kariyerine iyi başlayan genç oyuncu, saç sitili, hızı ve az süre almasına rağmen attığı gollerle Göztepe`nin ligde kalmasına katkı koyması ile kısa sürede trübünler tarafından çok sevildi. Uzun yıllar altyapısından gelen oyunculardan katkı almaya hasret olan camia, her ne kadar sadece yarım sezon alt yaş gruplarında oynamış olsa da Halil Akbunar ile birlikte bir nebze heyecanlanmıştı.

Sonraki sezonun başında U19 Milli takımada seçilen Halil, oldukça moralli girdiği ligde henüz ikinci maçında Rizespor ağlarını havalandırarak takımına 3 puan kazandırıyordu. Artık çaylak bir oyuncu değil, henüz 19 yaşında olmasına rağmen ilk 11`in değişilmez oyuncusuydu. Ancak bu güzel başlangıç aslında kötü günlerin başlangıcı olacaktı.

2012-2013 sezonu Göztepe için adeta bir kabustu. Yapılan onlarca transfer, harcanan milyonlarca liraya rağmen, efsane kulüp küme düşüyordu. O yıl ülkemizde düzenlenen U20 Dünya Kupası`nda Milli Takım forması da giydiği sezon ligde attığı 4 gol ve yaptığı 3 asist, Halil`in takımı kurtarmasına yetmeyecek ve kariyerinin en inişli çıkışlı 3 yılı başlayacaktı.

2. Lig`de sezonun ilk antremanının yapıldığı İnciraltı İzmirspor tesislerinde, kendisine laf atan taraftar ile tartışan Halil, kötü başlayan sezonda Göztepe`ye sadece 3 gol katkısı verebilecekti. Suat Kaya önderliğinde play-off yarı finalinde elenen takımı da Halil gibi başarısız bir sezon geçirmişti. Taraftar, genel olarak iyi mücadele edilmiş ve 1. Ligin kapısından dönülmüş olsa da çok şey bekledikleri Halil Akbunar`a kırgındı. Sezon boyu zaman zaman “Orta aç Halil” , “Kafanı kaldır Halil” gibi sözlerle tenkit edilen genç oyuncu için belki de ayrılık vakti gelmişti.

 Yeni başkan Mehmet Sepil ile 2. Ligde sezona tekrar merhaba diyen Göztepe`de sezon rüya gibi geçecek ve kulüp en yakın rakibine net fark atarak ipi en önde göğüsleyecekti. Attığı 5 gol ve yaptığı 4 asist ile şampiyonluğa önemli katkı koyan Halil, taraftar ile barışmış, taraftar da onu “GÖZTEPE`NİN ÇOCUĞU HALİL AKBUNAR”  diyerek bağrına basmıştı. Ancak genç oyuncu için yolunda gitmeyen şeyler de vardı. Özel hayatında düzeni sağlamakta zorlanan Halil, bir yılbaşı eğlencesinde elinden ciddi şekilde yaralanacak ve devre arası kampını kaçıracaktı. Bu olay başkan Mehmet Sepil`i çok kızdırmış, belki o sezon değil ancak yakın zamanda Halil`e gerekli cezayı keseceğini yakın çevresine söylemişti.

 

TFF 1. Lige çıkılmış, herkes mutluydu ancak başkan Sepil, teknik direktör Metin Diyadin`inin de raporu doğrultusunda Halil Akbunar`ın başka bir 1.Lig kulübüne kiraya verilmesine onay vermişti. Amaç, Halil`in kafasını toparlaması ve maç keskinliğini kaybetmeden iyi bir sezon geçirmesiydi. Ancak birçok taraftarın gözünde ise artık Halil için Göztepe devri kapanmıştı. Lig için yeterli olup olmadığı belirsizdi ve Elazığ gibi bir mütevazi Anadolu şehrinde kaybolup gidecekti. Ancak hiç de öyle olmadı.

2015-2016 sezonunda Göztepe, birkaç puan fark ile kümede kalırken, “Göztepe`nin çocuğu Halil Akbunar”, burnu sürtsün diye gittiği Elazığspor`da attığı 3 gol yaptığı 9 asist ile play-off oynayacak ve sezona damgasını vuracaktı. Sonunda sözleşme de uzattığı bu başarılı sezonun ardından gelen evlilik, Halil için inişli çıkışlı 3 yılın sonunu, Başkan Sepil tarafından affedilmesini ve çok sevdiği Göztepe’si ile yeni güzel günlerin başlangıcını müjdeliyordu.

 

TFF 1. Ligin yeni sezonuna Okan Buruk ile başlayıp Yılmaz Vural ile play-off şampiyonu olarak Süper Lig`e çıkan Göztepe adeta mutluluktan uçuyordu. Ancak uçan sadece Göztepe değil, rakip ağlara bıraktığı 7 gol ve arkadaşlarına yaptığı 13 asist ile kariyer rekorunu kıran Halil Akbunar da adeta uçuşa geçmişti. Toplam 20 gole katkı veren, A Milli takım söylentilerinin başladığı günlerde babalık heyecanı da yaşayan Akbunar`ın rüyaları gerçek olmuştu. Yuvasını kurmuş, baba olmuş, çok sevdiği Göztepe`de bir Süper Lig futbolcusuydu artık.

Göztepe`nin çocuğu, Türkiye`nin devler arenasındaydı. İyi transferler yapılmış, Tamer Tuna önderliğinde sezona da güzel bir başlangıç yapılmıştı. Halil, çoğunlukla sonradan oyuna giriyor skora katkı yapamasa da lige alışmaya çalışarak elinden geleni yapıyordu. Genç oyuncunun lige alışması da çok uzun sürmedi, içerde kaybedilen Beşiktaş maçında, güçlü rakip beklerine zaman zaman yaşattığı zor anlar tribünlerden alkış alacaktı. Bir sonraki hafta Bursa deplasmanındaki istekli oyunu, ofansif ve defansif katkısı ile lige iyice ısınan Halil, Süper Lig kariyerinin en etkili futbolunu ise geçtiğimiz hafta sonu Doğanlar Stadı`nda Akhisarspor`a karşı oynayacaktı. Hem sağ kanatta hem sol kanatta takım oyununa verdiği dengeli katkıyı en iyi özellikleri olan hız ve ayak içi şut özelliğini kullanarak attığı gol ile süsleyen Halil, artık “Göztepe`nin Çocuğu” değil “Göztepe`nin Yıldızı” ydı. Bu forma altında nice güzel günlere olsun GÖZTEPE`NİN YILDIZ`ı.

 

 

 Murat Ekim - GözGöz Tv 

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest