İSYAN MARŞI'NIN ÇIKIŞ ÖYKÜSÜ

Aktif .

Off of!.. İşyerindeyim yine...

Acaba hangi şantiye de montaja erken başlayacağız. 60*60 kolonlarının imalatı yetişecek mi?

Bu gibi sorularla boğuşurken, işyerinin gürültüsünün arasında aklıma her zamanki gibi Göztepe’mizin tezahüratları geliyor. Başlıyorum mırıldanmaya... 

“Yeter artık vereceğiz bu çileye son bu sene sensin şampiyon, haydi bastır Şanlı Göztepe’miz” diye söylerken bir yandan da masaya vurarak tempo tutuyorum. O an kendimi statta, tribünlerde düşünüyorum; her zaman ki gibi sonsuz bir destek verdiğimizi hayal ederek. Ve o anda kafamda bir fikir beliriyor. Bizim bir Liverpool taraftarlarının olduğu gibi, bir Celtic taraftarlarının olduğu gibi kendimize özgü bir marşımız olsa, bütün stat aynı anda ayakta, atkılar açılmış vaziyette gencinden yaşlısına, fanatiğinden sosyetesine kadar herkesin hep bir ağızdan aynı anda söylediği bir marşımız olsun. Bu fikri hayal ediyorum sonra da bir “vuhhhhhhhh” çekiyorum.

Bu düşüncenin ortaya çıktığı zaman 2004–2005 sezonun sonlarına doğru gelmekteydik. Göztepe’miz 2.Lig B grubunda küme de kalma mücadelesi verirken bir yandan yaşanan yönetimsel kargaşa bizleri iyice karamsarlığın içine hapsediyordu. Güzel günler çok uzaktaydı. Hafta sonu her zamanki ibadetimiz olan Göztepe’mize destek vermek için stadın yolunu tutarken önce Deniz’in (Kabuslutuzak) evine uğramıştım. Deniz hazırlığını yaparken ben ona bu marş konusu açmaya başladım.”Başkan düşün hayal et Atatürk stadındasın tribünler tıklım tıklım dolu, herkes ayakta full atkılar açık 60 000 kişi hep bir ağızdan Göztepe Taraftar Marşını söylüyor” dedim. Onunda ilk tepkisi “wuhhhhhhhh” oluyor ve arkasından “tribe soktun beni, ya kötü günde biz hala bu tür fikirler üretebiliyorsak iyi günde düşünemiyorum neler yaparız” diye söylüyor. O aralar biz de beste yazma da usta arkadaşlarımızdan Sedat (KsT_SuC) ile Sinan (Oragnis) yeni besteleri tribünümüze kazandırıyorlardı. Sedat kardeşim o sıralar İstanbul’da üniversite eğitimini tamamlıyordu. Yaptığı ilk besteyi ya sms ile bana gönderir ya da kendisi arayarak telefonda söylerdi ve sonra bana nasıl olmuş diye sorardı. Benim beste yapma konusunda bir yeteneğim olmadığı için bu konuda üstat olmuş bu iki kardeşime de konuyu açtım. O aralar hem tribünsel organizasyonlar olarak hem de yönetimsel kötü gidişat yüzünden bu fikir biraz unutulmaya yüz tutmaya başlamıştı. Ama tarih 21.Temmuz 2005’i gösterirken Can (Comandante) kardeşimiz o tarihe geçecek olan “İsyan Marşı’nın" ortaya çıkmasına sebep olan “Göztepe Taraftar Marşı” isimli konu başlığını http://www.yali.org adresimiz deki forum bölümüne açtı

Sinan ve Mehmet Emin (Memet_35) başta olmak üzere bütün tayfa katılarak o tarihi marşı yazmaya başladık. Büyük elemeler sonucunda 11 kıtalık bir isyan marşı ortaya çıktı.11 kıtanın fazla olduğu konusunda anlaşmaya vardıktan sonra İsyan Marşının 5 kıtaya indirilmesine karar verdik.

Peki, bu 5 kıta hangileri olacak?

Bunu belirlemek için 6 Eylül 2005 Salı günü Satrançta toplanmaya karar verdik. Satranç dediğimiz mekân bizlerin her Salı toplanıp muhabbet ettiği klüp binamızın denize bakan kısmın önündeki çimlerin üstünde beton taşlar tarafından oluşturulmuş küçük bir yerdir. Salı günü satranca gitmeden önce Cenk’in (Wonderwalker) işyerine uğrayıp oradan beraber Güzelyalı’ya geldik. Güzelyalı’da pastaneden 4 kilo baklava ve kola alıp satranca geldik. Satranç yine tarihi kalabalık günlerinden birini yaşıyordu. Deniz 11 kıtanın yazılı olduğu kâğıtla satrancın ortasına geçip mısraları okumaya başladı. Mısralar okundukça biz aralarından en güzellerini seçip o muhteşem marşın kıtalarını ortaya çıkarmaya başladık. En sonunda karşımıza o muhteşem dizeleri şu şekilde sıralayıp “İsyan Marşı'nı” ortaya çıkardık.

İzmir’in sokaklarında

Yürüyoruz formalarla

Sayımız yüz binler oldu

Sarısıyla kırmızıyla

 

Sarın güneş gibi olsun

Kırmızın damarımda kan

Sensiz geçmesin bu yaşam

Senin için bütün kavgam

 

1925’te

Doğdu Şanlı Göztepe’miz

Issız kuytu köşelerden

And olsun ki döneceğiz

 

O günlere inanarak

Dalgalan Sarı Kırmızı

Acıların arasından

Söyle isyan marşımızı

 

Kalksın eller 3’lü için

Haykıralım Göz Göz için

Son nefesi verir gibi

Şahadet getirir gibi

 

İsyan Marşımızı ortaya çıkardıktan sonra hep beraber ayağa kalkarak yüksek sesle bu muhteşem marşı söylemeye başladık. Güzelyalı’nın olağan sessizliğini bizim söylediğimiz İsyan Marşıyla bozulmaya başladı. Satrancın üstünde bir yumak halinde olan yüzlerce Göztepe'linin hep bir ağızdan “İsyan Marşının” söylemesine çevreden gelip geçenler o an bir anlam veremiyorlardı. Son kıtaya geldiğimiz de yüzlerce el göğe doğru yükselmişti.”Son nefesi verir gibi, Şahadet getirir gibi” dedikten sonra çekilen 3’lü ve birbirimize sarılarak daha çok haykırmamız görülmeye değerdi.

O gün orada Göztepe için bir tarih yazmıştık.

Gece forumda açılan “Alayına İsyan Marşı” başlığına olumlu mesajlar yağmaya başlıyordu. Herkes böyle mükemmel bir marşa sahip olduğu için gurur duyuyordu ve bir an önce stadyumda söylemek için can atıyordu.

Artık 2005–2006 sezonun başlamasına sayılı günler vardı. İlk maçımız Ankara Deplasmanında Keçiörengücüspor ile oynayacaktık. Göztepe’miz tarihinde ilk defa 3. Lige düşmüştü.

Tarihler 11 Eylül 2005’i gösterirken Ankara’ya Güzelyalı’dan 2 otobüs taraftarla Göztepe’mizi desteklemeye gittik. Maça her zaman santra düdüğü ile beraber omuz omuza tezahüratını söylemek yerine İsyan Marşı ile başlayacaktık. Keçiörengücü taraftarı takımlarına tezahüratlar ile desteklemeye başlamışlardı. Biz orada olan 140 kişi o anın gelmesini beklemedeydik.

Hakemin düdüğü ile beraber atkılarımızı göklere doğru kaldırarak o muhteşem marşımızı söylemeye başladık. Stadyumda Göztepe’mizi destekleyen tüm kardeşlerimiz bütün nefesiyle İsyan Marşını söylüyordu. Takımını destekleyen Keçiörengücü taraftarı affalamaya başlayıp tezahüratlarını keserek “İsyan Marşı'mızı” dinlemeye başladılar.

Ankara’da Göztepe sesleri yankılanıyordu. Kalecimiz Cenk arkasını dönerek tribünümüzü izliyordu. Rakip takım taraftarından, futbolculara kadar herkes çok etkilenmişti. İşte o günden sonra “İsyan Marşı” fırtınası tüm Türkiye’yi kasıp kavurmaya başladı. Dost düşman herkes “İsyan Marşı'mıza” hayran kalmıştı. Her yerde “İsyan Marşı” konuşuluyordu.

Taraflı tarafsız herkes gelmiş geçmiş Türkiye’nin en iyi marşı olduğunu söylüyordu. Fenerbahçeli'sinden Karşıyaka'lısına, Bursasporlu'sundan Eyüp Sultanlı'sına kadar herkesin dilinde, herkesin cep telefonunun zil sesinde.

Böyle mükemmel bir marşın fikir babası olarak ben, sözlerini yazan Oragnis, Comandante, Memet_35,KsT_SuC olmak üzere tüm YALI tayfası, Göztepe Tribünlerine böyle mükemmel bir marş armağan ettiğimiz için çok gururluyuz. Hep dediğimiz gibi Atatürk Stadında 60000 kişi “İsyan Marşımızı” söylemeden bize ölüm yok! Alayına İsyan Ölümüne Göztepe

Real a.k.a Fırat YAVUZ

Not: Yazı kısaltılmıştır. 

Çeşitli zamanlarda söylediğimiz 86 adet İsyan Marşı Video Playlisti

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest