BALATALARI YAKA YAKA ZİRVEDEN İNİYORUZ

Aktif .

Geçen hafta ki hezimetten sonra Ümraniye maçında yaşanacak olası puan kaybı halinde bu tablonun yaşanacağı maalesef çok önceden belliydi. 
 
Buna önlem almak yerine 15 haftadır düzelmeyen, kötü giden işlerin 4-5 günde kendiliğinden onarımını yapmasını beklemek biraz polyanacılıktı. Çok iyi bir insan olduğunu bildiğim Okan hocayı da dün yaşadığı tepki ortamına sokmayı bizim yönetememe zafiyetimiz taşıdı. Çünkü bu maçta yaşanacak puan kaybı halinde bu tepkilerin doğacağını herkes biliyordu. Geçen hafta Elazığ hezimetinden sonra özellikle başkanın reaksiyon gösterip bazı radikal kararlar almasının gerektiğini belirtmiştik. 
 
Bu ligde kazanılan şampiyonluklar da takımların hocaları ve oyuncu grubundan ziyade Başkanları ve yönetimlerinin payı büyüktür. Öngörüsü geniş, zamanında ve yerinde karar alıp bunu uygulayabilen idareler hedefi tutturur. 
 
Sadece paraları gününde yatırmak ile başarı gelse Altınbaş zamanı ligden düşmezdik. Geçen sezon Bayram Akgül ve Feridun Tankut 'un Adanaspor ve Karabükspor'u geçen sezon ligin en iyi takımı oldukları için değil futbolu doğru yönettikleri için başarılı oldular. 
 
Geçen hafta 5 yiyen 11'den Tayfur, Umut, Hakan, Fuchs, Canberk dışarı çıkarken Ümraniye karşısında Tanju, Segbefia, Gosso, Lokman, Sandro tercih edildi. Devre arası transfer dönemini çok kötü geçirdiğimizi defalarca yazdık. Ara transferde alınan 4 oyuncudan Sinan ve Canberk'in kulübede başlayıp, Sandro ve Murat Akın'ın birer devre süre alması bu yanlışlığı gözler önüne seriyor zaten. İlk devre de kazanılan duran topları performansları eleştirilen Leroy mu? , Mehmet Erdem mi?, Gökhan mı? kullanacak diye merak ederken dün kazanılan korner ve duran topları Halil veya Lokman'ın kullanması bile takım kadro kalitesini devre arasında ne kadar aşağı çektiğimizi gösteriyor. Bu takımım saha içi planı, şablonu, herhangi bir çalışılmış hücum varyasyonu yok. 
 
Lig'in ilk yarısında Mehmet Erdem'i kesip Leo'yu sol beke çekiyorduk, devre arasında bonservis bedeli ödeyerek aldığımız Urfa ve Elazığ deplasmanlarında oyundan çıkan sol bekimiz, gönderdiğimiz Mehmet Erdem'den iyi olmadığı için dün o alışkanlığımızdan kurtulamayıp ligin ilk yarısında ki görüntüye geri döndük. 
 
Maça fena başlamayan takımımız yine en büyük zaafı olan kolay gol yeme hastalığından kurtulamadı. Ümraniye takımının ilk tehlikeli atağında golü kalemizde gördük. 
 
Mücadele o dakikadan sonra maçı çevireceğimizin görüntüsünü verirken ikinci yarının başında savunma göbeği M. Sedef ve Merthan gibi fizikli, tecrübeli birlikte oynama alışkanlıklarından dolayı alan parselizasyonu iyi yapan savunma oyuncularından kurulu Ümraniye takımına karşı Umut'u sokup Adis-Umut ikilisi ile orta sahadan bir kişi eksilip uzun toplarla, doldur boşaltlar yaparak sonuç almaya çalıştık ki bu Ümraniye takımına karşı yapılacak en son işti. Bu değişiklikten sonra gol bulma şansımız iyice zayıfladı. Bir nevi Ümraniye takımının istediği oldu diyebiliriz. Oysa oyuna Tayfur'u sokup Umut için biraz daha beklemek bu rakibe göre yapılacak daha doğru bir hamle olabilirdi.
 
Hoca’nın bize göre yanlışlarını söylüyoruz da bu teknik ekipte hocaya fikir veren, yanlış yapıyoruz diye uyaran tek bir Allah'ın kulu yok mu? 
 
Şehirlerarası yollarda rampa öncesi yol kenarlarında ''Çıktığınız vites ile inin'' şeklinde uyarı levhası bulunur. Biz maalesef ligin ilk yarısında doğru vites ile çıktığımız rampanın zirvesinde yanlış tercihlerimizle tonajlı araçla yokuş aşağı yanlış vitesle balataları yaka yaka iniyoruz. 
 
Özetle lig sonuncusu Mersin İdman Yurdu'nun bile kapasitesi ölçüsünde saha da ne oynadığı belli iken, takımımızın ligin en ne yaptığını bilmeyen takımı olması gerçekten üzücü. Bu görüntü ile bu takımın ilk iki mücadelesi içinde olması mümkün değil. Önümüzdeki haftalar sertleşen fikstür de play-off dışında kalmamız bile olasılıklar içinde. Bu nokta da yapılacak kan değişikliği ile play-off şansımızı sonuna kadar kovalamak bizim için tek çare olarak gözüküyor. 
 
Maçtan sonra hocanın bırakmak istediğini oyuncu grubunun hocanın ayrılmasını istemediği konuşuldu. Bak oyuncu kardeşim, hocanı seviyorsan soyunma odasında değil, oyun alanında sahip çıkacaksınız. Skor olarak geri düşmüş olabilirsin, çok kötü bir maç yönetmenin ötesine geçip işi art niyet ile düdük çalma durumuna getiren ve iki net penaltıyı vermeyen bir hakem ile karşı karşıya kalabilirsin o zaman bu içinde bulunduğun olumsuz şartlardan besleneceksin. Her zaman oynayarak değil bazen kavga edilerek kazanır. Sahaya karakter koyacaksın, amatör lig takımlarının yemeyeceği golleri yemeyeceksin. 
 
Takım arkadaşı küfür yerken bazı oyuncuların sevgi kelebekliği yapması ile maçtan sonra bazı oyunculara tribünden gösterilen küfürlü tepki ile bazılarının alkışlanması da birbiri ile örtüşen yanlışlar. 
 
Göztepe taraftarı, üzerinde Göztepe forması taşıyan oyuncusuna herhangi bir saygısızlık yapmadığı sürece o derece sin kaflı tepkiyi göstermemeli. Kötüysek takım halinde kötü, iyiysek takım halinde iyiyiz. 
 
Nasıl ki baba evlat ayırmaz ise evlatlar da kardeşlerini satmamalı.... 
 
Mazlum ŞARKAYA - GözGöz Tv 

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest