FIRTINAM FELAKETİM HASRETİM

Aktif .

Bir haftadır İzmir’i ve Ege kıyılarını tehdit etmesi beklenen kasırga haberleri gündemi meşgul ederken bizim açımızdan asıl merak konusu bu hava koşullarının maça ne derece etki edip etmeyeceğiydi. Böyle bir zeminde diri, moralli bir takıma karşı mücadele edip, oyun alanında bir şeyler üretmek gerçekten kolay değil. 
 
Geçen hafta Kayserispor deplasmanında rakibine pozisyon şansı dahi tanımayan Konyaspor çok parlak bir performans ortaya koymuştu. Konya takımı, ligin en oturmuş kadrolarından birine sahip. Dün sahaya çıkan 11’in 9 oyuncusu geçen sene takımın formasını giyen isimler. Bizde ise dün sahaya çıkan 11’de 6 yeni isim mücadele etti. 
 
Konyaspor bu maça kadar deplasmanda mağlup olmayan, skor olarak öne geçtiğinde takım savunmasını iyi yapan, rakibe alan bırakmayan bir takım. Bu şartlar altında geriye düşmemek bizim adımıza maçın anahtarını oluşturuyordu. Bulacağımız bir gol belki de tek defoları olan Uğur - Selim ikilisinden oluşan ağır savunma göbeklerini zaafiyete uğratacaktı. Nitekim 22.dakikada kazanılan köşe vuruşunda Yasin’in kestiği topa Selim’in üzerinden müthiş yükselip zor pozisyonda darbeli bir vuruş yapan Jerome izleyenlere Premier Lig günlerini hatırlatan bir gol sunuyordu. Bu golden sonra rakibin savunma göbeğinde oluşan arıza Yasin’e ikinci golün kapısını açtı.  İlk devrenin son dakikalarında Borges ile değerlendiremediğimiz pozisyonlar bize maçı erken koparma şansını vermiş olsa da bunlardan sonuç alamadık. 
 
2-0’dan sonra Rıza hoca Hurtado’yu oyuna atıp stoper Selim’i kenarı aldı. Selim’den boşalan bölgeye Jevtovic’i çekip hem geriden pasla çıkıp dönüşlerde kontralara karşı çabukluk kazandırmayı hem de Hurtado’nun hücuma hareketlilik getireceğini düşündü. Castro’nun golüne kadar düşündüğü gibi de oldu. İkinci yarının hemen başında topun kontrolünü eline geçiren Konyaspor özellikle kendi sağ kenarını kullanmaya çalıştı. Rakibin, W.Reis- Beto ikilisinin ortak hataları sonucunda Yatabare ile bulduğu gol onları oyuna yeniden ortak etti. Bu dakikalarda oyunu kontrol altına almakta zaman zaman zorlanan takımımız buna rağmen rakibine net pozisyon şansı tanımadı. Traore’nin başlattığı pozisyonda Castro ve Jerome’nin paslaşmaları sonucu Castro ile bulduğumuz şık gol oyunu kopartırken rakibin iştahını da bitirdi. Bu dakikadan sonra üst üste Yasin, Jerome, Poko ile yararlanamadığımız pozisyonlar farkın daha da açılmasını önlerken üç puanı hanemize yazdırıyordu. 
 
Sonuç olarak Trabzon deplasmanında almış olduğumuz galibiyet bu sonuçla daha anlamlı hale gelmiş oldu. 
 
Jerome’nin gol ile tanışmış olması bizim açımızdan galibiyet kadar değerli. Forma giydiği her geçen gün takım arkadaşlarının özellikle Yasin’in hücum performansını arttırmada önemli işlevi oluyor. 
 
Alparslan nereden gelirse gelsin hep bu ligin kalitesinde oyuncuydu. Bu kapasitesinin yukarı çıkması kulüp aidiyeti ile örtüştü. Bu performansı kendisi transfer edildiğinde popülarite hayranı olup burun kıvıran bir kısım insanlar için sürpriz olabilir, bilenler ve takip edenler için sürpriz olmadığı gibi kendisinin daha başka yerlere uzanabilecek kapasitesi de var. 
 
Sonuç olarak çok iyi bir takıma karşı 9/10 net pozisyon üretip kazanmak sevindirici. Savunmada yaptığımız basit hataları minimize edip, özellikle dünkü maçın bazı bölümlerinde  yaşadığımız atak sonlandırmadaki eksikliğimizi geliştirdiğimizde çok daha iyi bir görüntü ortaya koyacak kapasitemiz mevcut. 
 
Birçok insanın evden ekmek almak için bile dışarı çıkamadığı ortamda yağmurun altında saatlerce ıslanıp takımlarına büyük destek veren taraftarımıza ayrı bir parantez açmak gerekir. Bizimkisi futbol severlikten, takım tutmaktan çok öte, adını koyamayacağımız, kolay kolay tanımını yapamayacağımız delice bir tutku. 
 
Bu coğrafyada girip çıkmadığımız stat azdır. Bırakın ülkemizi,  yer yüzünde deplasman tribününün üzerinin kapalı olup ev sahibi takım taraftarının üzeri açık tribünde yer aldığı, deplasman taraftarı pankart asarken ev sahibi taraftarın pankart asamadığı tek stat yoktur diye düşünüyorum. Hatta deplasman tribününü ortadan ikiye ayıran kolonun kaldırılmış olması da cabası. Buna ister tutarsızlık, ister İzmir misafirperverliği deyin ama ortada tuhaf bir durumun olduğu gerçek. Sağanak yağmur yağarken girişte insanların elindeki şemsiyelerin toplandığı bir zihniyetin Euro2024’e aday olması bile çelişkidir.
 
Mazlum ŞARKAYA - GözGöz Tv 
 

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest