KAZANMAYI ÖĞRENMEK

Aktif .

Maç özelinde değerlendirmeye geçmeden önce lige yeni çıkmış, kadrosu yeni yapılanmış bir takımın 15.hafta sonunda 27 puan toplaması, deplasman karşılaşmalarında en fazla puan toplayan takım olması gerçekten kolay iş değil. Üstelik bütün bunları hocasının ilk teknik adamlık deneyimi altında gerçekleştiriyor olması bu fotoğrafı daha anlamlı hale getiriyor.
Son dört maçın üçünü deplasman da oynayıp 10 puan çıkartmak oyuncuların kendilerine olan güvenini daha da arttırırken içeride ki Konyaspor karşılaşması sonrası girilecek olan 4 haftalık zorlu fikstür öncesi gerekli krediyi sağlamış oldu.
 
Geçen hafta Kardemir Karabükspor karşısında özellikle oyunun ikinci devresinde zaman zaman sıkıntılı anlar yaşayan takımımızda Beto’nun performansını Adis’in golü daha değerli hale getirmişti.
 
Bugün yine maça iştahlı başlayan, pozisyonlar bulan ve neticesinde duran top kullanma becerisi görev yaptığı mevkiye göre çok üst seviye de olan Kosanovic’in Kadu’ya kestiği müthiş top ve Kadu’nun örümcek ağlarını alan vuruşu ile öne geçen takımımız oyun 1-1’e gelene kadar kazanılan topları çok çabuk kaybetmemiz sebebiyle oyunu yarı alanımızda kabullenmek zorunda kaldığımız ve zaman zaman rakibin ön alan baskısını yaşadığımız bölümler izletti.
 
Kosanovic’in köşe vuruşunda Selçuk kafa vuruşu ile skoru önce 1-2’ye, ilk devrenin sonunda ise yine Kosanovic’ in kullandığı serbest vuruşta Kadu’nun indirdiği top ve Rotman’ın kendisinden görmeye pek alışkın olmadığımız çalımı sonrası yaptığı gol vuruşu skoru 1-3’e taşıdı. Atılan üç gol de stoperler ve ön liberoların izlerinin olması bu takımın skor sıkıntısı yaşamayacağını gösterirken, duran top becerisini yeni yeni gösteren Kosanovic’in yaptığı ekstra katkı bugün için bardağımızın dolu tarafını gösterdi.
 
Bardağın boş tarafında ise, sezon başından beri skor olarak öndeyken daha çok zorlanan bir Göztepe izliyoruz. Aytemiz Alanyaspor, Demir Grup Sivasspor, Antalyaspor ve Kardemir Karabükspor karşılaşmalarını bu açıdan birbirine benzetebiliriz. 
 
Üstümüze gelen rakiplere gerekli hücum tehditlerini yaşatamıyoruz. Bunun başlıca nedeni kazanılan topların çok çabuk kaybedilmesi ve ön oyuncularımızın yeterli üretkenliği gösterememesi olarak özetleyebiliriz.
 
Bugün Rotman’ın golünden sonra top yekün hücum eden Y.Malatyaspor karşısında Ertaç’ın koruduğu kaleye tek isabetimiz Ghilas’ın uzatma dakikalarında çektiği şut. İki pozisyon arasında geçen 45 dakikalık zaman dilimi içerisinde oyunu döndürmek için bütün riskleri alan rakibe karşı gerekli oyun geçişlerini yapamamak çalışmamız gereken başlıca eksiğimiz.
 
Bugün için Tamer hocamızın yaptığı hamleleri doğru bulduğumu da söylemem zor. Takımın değerli oyuncusu Traore’nin yokluğunda oyun içinde yaptığı kritik müdahaleleri olmasına rağmen Perreira karşısında zaman zaman aksayan Leo’nun önüne baskı yediğimiz, rakibin tüm hücum girişimlerini o bölgeden denediği dakikalar da Ömer’i atmanın ne kadar doğru tercih olduğu tartışılır. Hemen ardından yapılan Rotman- Sicarione değişikliği yerine oyunun kontrolünü elimize geçirmemiz gereken dakikalar da pas oyununa daha yatkın olan Ngando tercih edilebilirdi.
 
Her şeye rağmen her koşulda mücadele etmekten vazgeçmeyen, takım birlikteliğini çok kısa süre içerisinde yakalamış, kötü oynarken bile kazanmayı becerebilen ve en önemlisi taraftarının sonuna kadar inandığı bu ekip özellikle devre arasında bahsettiğimiz eksiklerini kapatması halinde üst sıralara daha sıkı tutunacaktır.
 
Sırf kazanırken değil, her son düdükten sonra taraftarın oyuncuları kucaklaması takımın gollerde yaşadığı sevincin mayasıdır.
 
Mazlum Şarkaya - Hürriyet ( GözGözTv )

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest