ÖZÜNÜ YİTİRME

Aktif .

Editörümüz Mazlum Şarkaya'nın "Özünü Yitirme" başlıklı Göztepe - Giresunspor maç yazısı

Kan değişikliği yaşayan takımların büyük çoğunluğu elde ki malzeme aynı olmasına rağmen yeni hoca etkisiyle ilk maçlarında daha bir iştahlı görüntü verir.  Dün maçın başlamasıyla birlikte ilk 20-25 dakikalık bölümün özeti bu diyebiliriz. Giresunspor takımı skor olarak geriye düştüğünde yerleşik savunma karşısında hücum etkinliği azalan ama denge de giden karşılaşmalarda takım savunmasını iyi yapıp hızlı hücumlarla rakibini cezalandıran bir ekip.

Rakibin savunma  dörtlüsünde görev yapan Hüsamettin-Özgür-Onur Demir ve Berkan 4-5 sezondur birlikte görev yapan oyuncular. Hatta bu dört oyuncu 2013-2014 sezonunda 2.Lig Beyaz Grup’ta Giresunspor ile birlikte mücadele ettiğimiz sezon da  takımımıza karşı da forma giymişlerdi. Bizim sadece son Eskişehir deplasmanında savunma hattımız da aynı maç içerisinde oyuncuların 4-5 kez yer değiştirdiğini hatırlarsak bu gibi saha içi planı ve birlikte oynama alışkanlıkları olan savunmalara karşı skoru bulamadığınız zamanlarda oynamanın ne kadar zor olduğunu anlamış oluruz. Erken gelen gol ile işler lehimize dönerken bu kez kalabalık savunmaları açmakta zorlanan Giresunspor takımı  bu ligin kendi mevkisinde en değerli bir kaç oyuncusu içinde olan Dimitriaidis’ten de yoksun olunca oyunu 3.bölgeye doğru geçirme anlamında ciddi sıkıntıya girdi diyebiliriz. Top daha çok rakipte kalmış gözükse de kalemiz de çok net bir pozisyon görmedik diyebiliriz.  Sonuç olarak çok kritik bir mücadeleden çok önemli bir galibiyet ile ayrıldık. Saha içi kritiğini bir kenara bırakarak bizim için galibiyetten, puandan çok daha önemli olan tribüne dönelim.

Öncelikle Göztepe kimsenin tekelinde değil, isteyen herkes bu temaşanın içinde olmak isteyebilir ki Göztepe, İzmir’in tümüne hitap eden bir kulüp olduğundan kapıları ardına kadar her kesime de açıktır. Fakat bu kimseye oraya girip istediği gibi davranma lüksünü vermez.  Bu tribünün emek vererek gram gram yükseltmeye çalıştığı çapını düşürmeye kimsenin gücü yetmez. Bu arma için işinden,eşinden, cebinden, aşkından, hayatından veren insanlar varken sen havayı güzel gördün diye o günkü piknik sefanı, avm turunu bırakıp maça gelip orayı Sirk’e döndüremezsin.  Tribünün setini Konak Meydanında saat kulesine bakan 15 dakikada bir oturanın değiştiği bank konumuna çeviremezsin. Sen sevgilinle Pazar kahvaltısını nerede yapayım diye mekan ararken aynı gün otobüse binip sırf Göztepe’si yalnız kalmasın diye senin harita da bile bulamayacağın illere, kasabalara, köylere binlerce km yol gidip  kurulan dostlukları Göztepe’nin itibarını yok etmeye yeltenemezsin.

Giresun’da ilk yarıda ki maçta Göztepe taraftarı yağmurda ıslanmasın, kapalı tribüne alınsın diye yapmadığı kalmayan adamlara karşı koyduk mu?  çekerek kendini değil aslında pekte içinde olmadığın Göztepe camiasını rencide edersin.

Kalecine takmışsın, çabuk oynasa tepki, ağırlaştırsa tepki, pas yapsa tepki, uzun oynasa tepki gösteriyorsun. Adama dün 85 tane geri pas yapıldı o baskı altına stres altına soktuğun Günay bir tanesinde hata yapsa o hata da senin payın yok mu sanıyorsun kardeşim. O kadar tepkiden sonra da penaltı vuruşundan önce Günay diye bağırman bir şey ifade etmiyor. Kaldı ki maç bitiminde tüm oyuncular soyunma odasına koşarken o kadar tepki yiyen Günay saha da kalan isimdi. Yeri geldiğinde nasıl eleştiriyorsak hakkettiğinde de takdir etmesini  bilelim.

Yılmaz Hoca sempatik, medyatik, renkli bir insan olabilir. Burada öncelik Göztepe Kulübü’dür. Takımlar kenarda ısınırken yayıncı kuruluşa röportaj için sahaya çıkan hocaya ‘’Hocam bunların ağzını burnunu kır’’, isim isim zikrederek ‘’şu oyuncuyu böyle yap, bu oyuncuya kafa at’’ gibi söylemler bize yakışmayacak şeylerdir.  Üzerinde Şanlı Göztepe armasını taşıyan oyuncu sırf birileri kendine Pazar günü eğlencesi çıkaracak diye oyun içinde ne kadar hata yaparsa yapsın bunları hakketmemektedir.

50 yıl önce bu ülkeye modern futbolu getiren, insanlar daha Türkçe’yi doğru düzgün konuşamazken  Basın toplantılarında Alman gazeteciye Almanca, İngiliz gazeteciye İngilizce, İspanyol gazeteciye  İspanyolca cevap veren, kişiliği ve vizyonu ile oyuncularına değer katan ve efsane takımı yaratan Adnan Süvari’nin teknik adamlık yaptığı camia 50 yıl sonra sahada ki oyuncusuna kulübede ki hocası küfür etsin de malzeme çıksın diye telefon elinde bekliyorsa kimse kusura bakmasın ama biz o play-off’u oynamayalım, bu ligden de hiç çıkmayalım.

Eskişehir’de gurur kaynağımız olan tribün dün maalesef utandırdı.  Dün bir kez daha gördük ki Göztepe tribününde önemli olan niteliktir, nicelik değil…

Bu tribünün kapısı herkese açık, herkes gelsin başımızın üstünde yeri var ama sadece adam gibi gelip nerede bulunduğunun farkında olanlara...

 

Mazlum ŞARKAYA - GözGöz Tv 

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest