ŞAKASI YOK

Aktif .

Rakip bu ligin en geniş, en oturmuş kadrosuna sahip ekibi olabilir. Bunu Mahmut, Elia, Arda gibi oyuncularının yokluğunda kenardan oyuna attığı Emre, Adebayor ve Kerim Frei gibi isimlerden zaten net olarak görebiliyoruz. Ne oynadığını bilen, saha içi planına sadık kalarak oynayan böyle bir rakibe karşı her ne kadar iç saha performansımız yüksek olmuş olsa da kendi oyununuzu kabul ettirmemiz kolay değil. 
 
Böyle maçların bir ‘B’ planı olur. Gelişmiş pas trafiğine sahip rakibe karşı dün yaptığımız bloklar arası kopukluk, topa gerektiği kadar sahip olamamak, basit top kayıpları ve bu kayıplardan sonra baskıyı doğru yerde başlatamamak dün rakibe ligin en rahat galibiyetini aldırttı. Bunda rakibin iyi olduğu kadar bizim de buna çanak tutuşumuz etkili oldu. 
 
Bayram hocanın maç sonu açıklamasında söylediği ‘kendi oyunumuzu oynayamadık’ cümlesi zaten maça ne kadar yanlış hazırlandığımızın göstergesi. Biz daha Erzurumspor’a, Akhisarspor’a, Alanyaspor’a karşı kendi oyunumuzu kabul ettirmeyi geçtim, pozisyon bulma anlamında sıkıntılar yaşayan bir ekip görüntüsü verirken dünkü gibi bir rakibe karşı sadece Yasin’in eline bakarak neyi değiştirmeyi planlamıştık?
 
Bu gibi takım savunmasını iyi yapan rakibe karşı en son yapacağınız iş skor olarak erken geriye düşmekti. Geriye düştüğümüz maçlar da oyunu döndürme anlamında sıkıntı yaşayan bir takım görüntümüz mevcutken, Halil’in kaybettiği topla çabuk çıkan rakibini indirmeyip sadece kovalaması neticesinde ceza sahamıza kadar süzülen pozisyon ‘VAR’ neticesinde çıkan penaltı kararı ile zaten zor olan maçı bizim adımıza daha da zor hale getirdi. 
 
Bu maçı dünkü anlayışımızla üç gün oynasak bir gram şansımız olamazdı. Bazıları dün kendi performanslarının altında kalmış olsa da oyuncuların iyi niyetinden şüphe yok ama bunu doğru kurgu ve plan ile birleştiremediğiniz zaman yetmiyor. 
 
Jerome gibi yüksek toplarda etkili bir santrafora sahipken bütün kenar topları, serbest vuruşları, köşe vuruşlarını ön direkte ki rakibin üzerine atmak inanılır gibi değil. Forvetini üç-dört kez aksiyona sokamayan takımın pozisyon üretme anlamında sıkıntılar yaşaması son derece doğaldır. Konyaspor maçında stoperi topla birlikte kaleye sokan, Beşiktaş maçında kaleciyi kıpırdatmayan oyuncumuza kaç kez böyle yüksek top servis ettik? 
 
Dün rakip iki stoper daha 24.dakika da sarı kartlı oynamaya başlarken kalan 65-70 dakikalık bölümde faul bile yapmadılar desek yeri var. Çünkü hiç bir şekil de zorlayamadık. 
 
Borges’i savunma setinin önüne çekip, verimliliğini azaltıp La Liga oyuncusunu 2.Lig Kırmızı Grup oyuncusuna dönüştürmemiz başka bir yanlışımız. Bu oyuncunun oyun görüşü iyi, kazanılan topları alıp doğru kullandığını, oyunu rahatlattığını, attığı 30-40 metre mesafeli isabetli ters toplar ile oyunun yönünü nasıl değiştirdiğini ilk haftalar da gördük. Bayram hocanın bu ısrarı oyuncuyu aşağıya çekiyor. Aynı şey Jerome için de geçerli.
 
Ya, oynamak istediğiniz oyuna göre santrafor transfer edersiniz, ya da elinizde ki oyuncuya göre oyun üretirsiniz. Geçen sezon bu hafta da beklerden aldığımız asist katkısı toplam da 5 iken bu sezon sadece 1.
 
Gassama atletik, enerjik, işin savunma yanını doğru yapan bir oyuncu hücum anlamında gidip kesebilen bir bek tipi değil, Traore’nin sakatlığı sonrası oynamaya başlayan Berkan ayağı düzgün olsa da savunma yanını kapatmak için sarfettiği efor hücuma katıldığında kestiği topların çizgisini de düşürüyor. Ön kenar oyuncularından Yasin’de daha çok kendi deneyen tipte oyuncu olduğundan elinde ki santraforun yapısına uygun bir oyun ortaya çıkmıyor. 
 
Biz bu tarz oynamaya devam ettikçe, oyuncular izleyenler gözünde değersizleşir. Buna da kimsenin hakkı yok. 
 
Bu takımın Alanya, Akhisar, Erzurum deplasmanlarında kaybetmemesi gerekirdi kaybetti. İçeri de kazanılan maçlar dışarıda ki başarısızlığı örtmüştü. İlk yarının sonuna kadar oynanacak olan 4 maçtan üçünün deplasman karşılaşması olduğunu, içeri de ki tek maçın ise genç takım olmasına rağmen ligin zor kaybeden ekibi Bursaspor’a karşı olduğunu, puan durumunun çok sıkıştığını düşünürsek özellikle Bayram hoca için bu iki deplasman maçının belirleyici olacağını söylemek hiç zor değil. 
 
Dün sağanak yağmura rağmen tribünleri dolduran ve takımına büyük destek veren taraftarın daha önce ki deplasmanlarda ortaya konan o vasat altı görüntüyü önümüzde ki Antalyaspor ve Sivasspor deplasmanlarında da bir kez daha izlemeye psikolojisinin yetebileceğini sanmıyorum. 
 
Herkes şapkasını önüne koyup buna göre düşünsün...
 
Mazlum ŞARKAYA - GözGöz Tv

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest