ZİRVEYE TUTUNDUK

Aktif .

Editörümüz Mazlum Şarkaya'nın "Zirveye Tutunduk" başlıklı Göztepe - Boluspor maç yazısı sizlerle

Ligde 10 hafta geride kalırken zirveyi şekillendirecek bir maç oynadık. Kaybetmemiz halinde rakiplerimiz lider Yeni Malatyaspor ile 7, Boluspor ile aramızda 5 puanlık bir fark oluşacak, arkadaki grup bize puantaj da biraz daha yaklaşmış olacaktı. 

Boluspor takımının artılarını, eksilerini maçtan önce elimizden geldiğince analiz etmeye çalışmıştık. Jansen –Emre Kılınç-Dos Santos-Poepon gibi etkili hücumculara sahip olan rakibimiz daha önce ki karşılaşmalarda iki kenarı etkili kullanan, kazandığı topları çabuk oynayan,  duran toplardan skor bulan, bunun yanında özellikle Furkan ile savundukları savunmalarının sağ tarafında Jansen’in de yardım eksikliğinden ötürü zaman zaman sıkıntılar yaşayan bir görüntüdeydi.  Hal böyleyken, belki de maç içinde Halil ve Mehmet Erdem’in bindirmeleriyle en çok kullanacağımız bölgeye Leo’yu çekip savunma göbeğinde Lokman’a şans verdik.  Dün savunmanın solunda görev yapan ve iyi bir performans ortaya koyan Leo’yu bu mevkiye çektiğimiz de geriden oyun kurmakta daha çok zorlanıp zaman zaman Lokman’ın uzun şişirmelerine kalıyoruz ki dün bunu ilk yarı boyunca sık sık yaşadık diyebiliriz.

Boluspor takımı ilk devre boyunca takımımıza göre topu daha doğru kullanan, hatlar arası bağlantıyı daha iyi yapıp daha çok pas yapan bir görüntü çizdi. Her sezon izlediğimiz Boluspor takımından çok daha farklı bir takım görüntüsüne bürünen rakibimize bu sezon bir teknik direktör eli değdiğini izleyen herkes az çok fark etmiştir. 

Takımımızda ise özellikle geçen sezon bu ligin en değerli birkaç oyuncusu içinde olan Tayfur’un bu sezon ki performansı inanılır gibi değil. Kendisini kanıtlamak istercesine aşırı zorlaması basit top kayıplarına neden oluyor.  Tayfur kalitesinde ki bir oyuncunun rakibine ihtar aldırması gerekirken girdiği her mücadele de düdük Tayfur aleyhine çıkıyor. Şans bulduğu 9 karşılaşma da gördüğü 6 sarı kart bir hücum oyuncusu için çok yüksek bir rakam. Umarız kendisi bir an önce toparlanır ve uzun lig maratonunda takımımıza fayda sağlar.

Rakibe, ilk 45 dakika da Gencer’in kaptırdığı,  devamında ofsayt’ı bozup finalinde çizgiden çıkardığı top dışında çok net bir pozisyon vermezken, hücum anlamında bir türlü üretken olamadık.  İlk devresi Boluspor üstünlüğü ile geçen karşılaşmanın ikinci devresinde daha etkili olan taraf takımımızdı.

Öncelikle kadro derinliği bakımından rakibimizden çok daha önde olduğumuzu söylememiz gerekir. Müsabaka da dakikalar ilerledikçe oynayanlar ile bekleyenleri aynı kalite de olmayan Boluspor takımı yedek kulübesinin yetersizliği nedeniyle gerekli hamleleri yapamazken, biz ise Adis, Gökhan ve Tanju gibi önemli oyuncuların yokluğuna rağmen kenardan oyuna Leroy-Kone- Emre gibi isimleri attık.

Karşılaşmanın ikinci devresinde Boluspor’un Poepon ile yararlanamadığı, bizim de Leroy’un soldan kale direğinin bir karış dışına vurduğu ve Umut’un kafasında Soner’in gole izin vermediği iki pozisyonumuz maçın en tehlikeli anlarıydı. Tam maç berabere bitiyor derken, rakip ceza sahası içinde stoper Diarra’nın Leo’ya kontrolsüz girişini pozisyon önünde olmasına rağmen bir müddet izleyen maçın hakemi Bülent Yıldırım daha sonra yardımcısının uyarısı ile penaltı noktasını gösterdi.  Umut’un penaltı vuruşu ile gelen gol, bize kazanılan 3 puandan çok daha fazlasını verdi.  Rakip Boluspor bu sonuçla deplasman da ilk yenilgisini alırken, takımımız ligde direkt rakibi konumunda olan Eskişehirspor’dan sonra bir başka iddialı rakibi Boluspor’u Doğanlar’da mağlup ederek rakiplerine zirve yarışında ‘’ben buradayım’’ mesajını verdi.  Eskişehirspor- Giresunspor (D)-Boluspor gibi üç maçlık zorlu periyodu 7 puan ile geçmemiz takıma katacağı özgüven ve yukarıya tutunmak açısından önemliydi.  Fikstürümüzün biraz daha yumuşadığını, her rakibi ciddiye alarak hazırlanıp bu avantajı kağıt üzerinden puan cetveline geçirmeyi başarabildiğimiz taktirde önümüzün daha aydınlık olacağını söylemek zor değil.  

Geçen sezon ipi göğüsleyen Adanaspor ve Karabükspor’un oynadıkları oyunlar hepimizin hafızasında.  Her zaman iyi futbol sergilenmese de hedefi olan takımlar için asıl önemli olan sonucu almak, biz şu ana kadar bunu gayet iyi yapmış gözüküyoruz.

Göztepe takımı iyi de oynasa kötü de oynasa son düdüğe kadar mücadeleden vazgeçmeyen bir yapıya büründü. Zaman gelecek bu takım belki de Altınordu, Eskişehir ve dünkü maçta ki gibi son dakika golü bulamayacak ama kazanma azminden asla vazgeçmeyecektir. 

Dün maçtan sonra Okan hocamızın tribüne, top toplayıcı miniklerimizin ağabeylerine koşusu bizim için inanın ki maç içinde Umut’un, Jahovic’in rakip kaleye yapacağı pozisyon koşusundan daha değerlidir.

Unutmadan, rakip takım taraftarı ile herhangi olumsuz bir diyalogun yaşanmadığı maçtan sonra yapılan ‘’koyduk mu?’’ muhabbeti bizim tribün kültürümüze yakışmıyor. 

Mazlum ŞARKAYA - GözGöz Tv

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest