KOL BOZUK

Aktif .

Editörümüz Murat Ekim'in "Kol Bozuk" başlıklı yazısı
 
Taraftarına yapılan operasyonlar, iftiralar ve haksız ithamlar ile geçen haftanın ardından, neredeyse hiç maç havası olmadan, tüm camianın morali bozuk şekilde Kayserispor karşısına çıktı Göztepe.
 
Böyle bir durumdan bırakın taraftarı, takıma en son katılmış olan Adama Traore bile etkilenir. Bir düşünün; İlk antremana çıktığı gün, geçen sezonun şampiyonluk videolarını izleyen adam, ertesi gün o finaldeki coşkuyu yaratan onlarca taraftarın bu defa gözaltına alınma görüntülerini izliyor. Olumsuz etkilenmek için o kulübün futbolcusu değil insan olmak yeterli. 
 
Kayserispor geçtiğimiz hafta Galatasaray`a karşı ağır bir yenilgi almış, defans hattını yenilemiş olmasının etkisi ile 1. Bölgesinde çok hata yapmıştı. Ön tarafta tüm etkinliği Deniz Türüç üzerine kurulu Kayseri ekibinin zaafları açıkça görülüyordu. Galatasaray maçında top ile en çok oynayan 2. Oyuncuları Tiago Lopes de cezalıydı. İyi bir analiz yapılırsa, kısa boylu ve kompakt bir kurgu, bol pas ve hareketli bir ön taraf ile Göztepe`nin Kayseri`den galibiyetler dönmesi çok zor değildi. 
 
Kayserispor karşısında Fenerbahçe maçı onbirinde sadece Gouffran – Halil değişikliği yapan Göztepe'miz, maça ilk hafta olduğu gibi motivasyondan uzak başladı. Uzunca süre topa sahip olmakta ve sahasından çıkmakta güçlük çeken takım, Kayserispor`un öndeki cılız baskılarına karşılık veremedi. Nitekim sahaya da bir türlü yerleşemeyen Göztepe, sol stoperinin ceza sahasının sağ köşesinde rakip takımın en cılız oyuncusuna yaptığı faul nedeniyle rakibine hediye ettiği penaltı ve Beto harka kurtarışına rağmen dönen toptan golü yedi. Beto gibi repertuarında penaltı kurtarma özelliği olan bir kalecin varsa, rakip penaltı atarken ceza sahası çizgisinde kalabalık olacak ve rakip oyuncuyu iyi takip edeceksin. Göztepe edemedi! Ufak bir detaydır ama maç kazandırır.
 
İlk devre Deniz Türüç`ün direkten dönen ve Beto`nun müthiş kurtardığı şutu dışında kayda değer başka etkinlik olmazken, 2. Devrede oyuna iyi başlayan ve daha motive olan taraf Göztepeydi. Topa daha fazla sahip olan, daha iyi pas yapan İzmir ekibi, Castro ile inanılmaz bir de gol kaçırdı. Eğer Castro`nun kale alanından yaptığı kafa vuruşu gol olsa , arkası da gelebilirdi. Sabri ile sağ kanattan Halil ile sol kanattan etkili olmaya başlayan Göztepe`de, 61. Dakikada takımın en hareketli oyuncusu Halil Akbunar kenara alınarak yerine ilk Süper Lig maçına çıkacak olan yetenekli ama tecrübesiz Muhammed Enes giriyordu. Aslında bir sağ kanat oyuncu olan Muhammed, maça sol kanatta başladı. Bu dakikadan itibaren Göztepe`nin öndeki hareketliliği azaldı. 68. Dakikada Rotman – Doğanay değişikliği sonrası ise Göztepe`nin etkisi neredeyse tamamen kesildi. Bu süreçte Kayserispor bir penaltı daha kaçırırken, bir tane de Mendes ile karşı karşıya pozisyonda golü bulamadı.
 
 
Yukarıdaki grafik, Göztepe`nin maçı neden kaybettiğini anlatan en iyi görsel. Kayserispor oyuncularının dizilişlerine ve pas trafiğine baktığımızda, sahaya geniş ve düzenli olarak yayılmış, pas dağılımının homojen olduğu bir takım görüyoruz. Etkinlik beklendiği üzere Deniz Türüç`te. Sonuç olarak aynı oyuncunun katkıları ile pozisyonları buluyorlar. Göztepe`ye baktığımızda ise, diziliş ve pas trafiği dağınık. Adis, Ghilas ve Halil`in sürekli yer değiştirmesinden kaynaklanan sıkışıklık ve kaos hemen göze çarpmakta. Bu gereksiz saha içi rotasyonlar Göztepe`ye çok zaman kaybettirdi. Oscar Scarione, etkinlik merkezinde olan oyuncu olması gerekirken, neredeyse kaybolup gitti. Takım boyu ve oyun genişliği Kayserispor`a uyunca, bu da rakibin işine geldi. Göztepe eğer takım boyunu kısa tutup, merkezde çok pas ve kanat oyunları ile öne gitmeye çalışsaydı hem rakibine alan bırakmayacak hem de oyunun sahibi olabilecekti, ancak bunu sadece 2. Devrenin ilk 20 dakikasında yapabildi. Bu çaba da yeterli olmadı.
 
Sonuç olarak Göztepe, sanki FIFA oyununda “Bozuk Kol” ile oynuyor gibiydi. Maçın büyük bölümünde ne istediği koşuları ,ne pasları yapabildi ne de istediği şutları çekebildi, kazanabileceği bir deplasmanda ligdeki öncelikli rakiplerinden birine üç puan hediye etti. Kalecinin 2 penaltı kurtardığı bir maçta tek farkla kaybetmek üzücü. Eğer Göztepe bu maçı kazansaydı, kaleci Beto, maçta giydiği eldivenleri evine götürüp emekli etmeliydi. Fenerbahçe maçından sonra da yazmıştık Bu lig, motivasyon, oyun içi alışkanlıklar ve analizlerin doğru okunması ile sonuca gidilebilen bir lig. Ligimizde örnekleri var, kadro yapın ne olursa olsun, düzenli yerleşen, pas ve geri kazanma odaklı bir oyun oynarsan her maça ortak olabilirsin.
 
Murat EKİM - GözGöz Tv 

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest