PEYBERNES: "BURADA İNSANLAR GÖZTEPE İÇİN YAŞIYORLAR"

Aktif .

Futbolcumuz Mathieu Peybernes Fransız spor sitesi football365'e röportaj verdi. GözGöz Tv o röportajı sizler için Türkçe'ye çevirdi, keyifli okumalar.
 
-Mathieu Peybernes, 9 hafta sonunda Göztepe Süper Lig'de 2. sırada. Bu çok güzel bir sürpriz olmalı?
 
+Kesinlikle Süper Lig'e yeni çıkan bir kulüp için inanılmaz güzel bir sürpriz. Kulubün Süper Lig'e Play-Off'lardan çıkış hikayesi de çok güzel. Sonrasında bir çok yeni oyuncu katıldı takıma. Başlangıçta, hazırlık maçlarında kendimizi yetersiz buluyorduk. Fakat lig başından itibaren her şey çok güzel gidiyor, umarım böyle devam eder.
 
-İlk maçınız Fenerbahçe'yleydi. Bu maç sizin için bir kaynaşma, bir eylem oyunu muydu?
 
+Fenerbahçe'yle oynamamız bize bu ligteki kaliteli oyunculara sahip takımlarla rekabet edebileceğimizi gösterdi, bunu fark etmemizi sağladı. Seyirciye kapalı olsa da bizim adımıza olumlu bir maçtı. Belki taraftarımızın önünde oynasaydık, onların desteğiyle kazanabilirdik.
 
"Eto'o gibi oyunculara karşı oynamak benim için çok önemli, çok değerli."
 
-Antalya ile oynadığınız maçı deplasmanda 1-3 kazandınız. Eto'o yu markaja almak nasıl bir duygu?
 
+Çok etkileyici. Yaşına göre (36) hala çok hızlı ve çok dinamik bir futbolcu. Eskiye göre oyunu biraz farklı ama her şeye rağmen çok akıllıca oynayan bir oyuncu. Bence büyük Barça zamanında Iniesta, Xavi ile onu markaja almak zor olmuştur. Türkiye'de bir çok tanınmış ünlü oyuncu var ve bunların çoğu hızlı, saldırgan oyuncular. Bu nedenle bizim işimiz daha da zorlaşıyor. Fakat bu bizim daha çok çalışmamız açısından iyi oluyor. Maçtan sonra Eto'o ile konuşup görüşlerimizi paylaştık. Ve konuşmalardan da çok açık sözlü biri olduğunu fark ettim. İyi insanların böyle açık sözlü olması çok güzel bir şey.
 
-Spor dışında Türkiye'ye, İzmir'e uyum süreci nasıl geçti?
 
+Buradaki yaşamımın biraz benzerini Bastia'da yaşamıştım. Bu yaşam tarzı bana çok güzel zamanlarımı anımsattı. Buranın çok hoş bir iklimi var ve İzmir çok güzel bir yer. Burada Fransız olarak çoğunluktayız. Fransızca ve İngilizce çevirilerde yardımcı olan bir tercümanımız var. Bu bize bütünleşme ve anlaşma adına çok kolaylık sağlıyor, çok memnunum.
 
-Fransa'da Türk futbolu ve taraftarının ateşli olduğu söylenir. Bize biraz bundan bahseder misin?
 
+Gerçekten bu bir şehir efsanesi değil. Bastia'dan alışkın olduğum taraftar kitlesinin çok ötesinde bir şey var burada. Statlardaki atmosfer muazzam. Ve yalnızca statlarda değil, her deplasmanda taraftarlar bizimle birlikte havaalanında, stattaydılar. Bu gerçekten çok etkileyici. Bu ülkede futbolla ilgili Fransa'da olmayan bir coşku var. Örneğin Ampute Milli Takımı Avrupa Şampiyonası'nı kazanınca inanılmaz bir coşku sardı her yeri. Burada insanlar şehirleri, kendi oyuncuları, takımları için yaşıyor. Hepsi fanatik. Bu takım için her şeylerini vermeye hazırlar. Taraftarların bir geleneği var, maç öncesi ısınmalarda tüm futbolcuları tek tek tribüne çağırıyorlar. Biz de gidip sırayla onları selamlıyoruz. Böylece onların sevgisini hissederek maça konsantre oluyoruz.
 
-Türkiye'ye gelmenize sebep olan şey nedir?
 
+Lorient ile bazı kırgınlıklarım oldu. Kulübü kurtarmak için gelmiştim, talihsiz bir noktada başarısız olduk. Sezon sonunda yeni teknik direktör göreve başladı. Tartıştık ve dürüstçe bu ligte oynamak istemediğimi söyledim. Hiçbir zaman 2. Lig'te oynamadım. Ve 26 yaşımda 2.lig şampiyonluğu için oynamayı düşünemezdim. Hazırlık dönemi sırasında bunu iyice düşündüm. Bir başka proje gelirse onu düşünmem gerekti. Bu kadar kısa sürede Türkiye'ye gelmeyi düşünmemiştim. Başlangıçta transfer koşulları biraz karışıktı, çünkü Lorient beni aldığı fiyatın çok üstünde satmak istedi, bu da bazı kulüpleri soğuttu. Sonunda ayrılmak istedim ve seçimim Göztepe'den yana oldu. Bir senelik bir anlaşma imzaladık. Önümüzdeki günlerde neler olur bilemiyorum ama şu an burada olduğum için çok mutluyum. Fransa'nın mikroorganizmasından uzaklaştım ve yurt dışında çalışabilmenin yeni yollarını keşfetmek çok güzel.
 
-Bu arada 4 yıl önce Türkiye'de Bursaspor'da oynayan arkadaşınız Cedric Bakambu ile görüş alışverişinde bulundunuz mu?
 
+Evet, tabii ki de ligle ve çalışmalarla ilgili onun görüşlerini almak çok önemliydi. Bana çok olumlu konuştu ve güven verdi. Ardından Axel Ngando ile de iletişime geçtim. Böylece hemen kararımı verdim.
 
-Sochaux, Bastia ve Lorent senin eski kulüplerin ve hepsi bu aralar zor süreçlerden geçiyorlar. Bütün bunlar hakkında ne düşünüyorsun?
 
+Hiçbiri için kolay bir süreç değil. Ortak nokta ise bir kulübü iyi yönetmekten geçiyor. Sochaux çok güzel geçen bir sezonun ardından bir sonraki sezon çok kötü yönetildi. Bir çok oyuncu takımdan ayrıldı. Maurice Belay gibi önemli oyuncuları da tutunamadı. Bastia'dan gitmemin tek sebebi ücretlerin ödenmemesiydi. Bunun haricinde oradaki zamanım gerçekten pozitif geçti. Bastia'ya geldiğimde kötü bir dönemden geçiyordum ve Bastia bana kendimi bulmamı sağladı. Orada bulunduğum sürede bir kupa finali oynadık ve iki kez 10. olduk. Kulüp yönetimi karmakarışıktı, bunları bugün de bazı Fransız kulüplerinde görüyoruz. Dediğiniz gibi bu kulüpler zor dönemlerden geçiyor, ben de aldıkları sonuçları takip ediyorum. Sochaux benim eğitim kulübüm. Orada birçok senem geçti. Zaman zaman oraya uğruyorum. Bir yanım hala orada, aynı şekilde Bastia'da da.
 
Röportaj: http://www.football365.fr/turquie-goztepe-mathieu-peybernes-lambiance-turquie-nest-legende-6506605.html
 
Çeviri: Deniz Dumanlar - GözGöz Tv

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest