REZALETİ ONUR ÖNLEDİ !

Aktif .

Öncelikle şunu söyleyelim, bir maç yazısından farklı mesajlar var okuduklarınızda... Konu, Trabzonspor ve teknik direktörü Ersun Yanal ile ilgili... Bir hoca, Fenerbahçe ile deplasmanda berabere kaldığı için bırakın yerel medyayı, kulüp müdürü tarafından dahi eleştiri oklarına hedef oluyorsa huzursuz, mutsuzdur demektir. Kimi ne zaman oynatacağı teknik adamın tercihidir, önüne gelen sorgulayamaz veya buna izin verilmez. İddianın ne anlama geldiğini görmek için fazla beklemeye gerek yok! Kimse şaşırmasın.
 
İki; siz 50. yılında “şampiyonluk” gibi büyük bir hedef koyar, tüm rakipleriniz Avrupa çapında çok önemli transferler yaparak hedefi ıskalamamak için kesenin ağzını açarken, hâlâ Kucka, Burak ve Bongonda ile makus talihinizi değiştirebileceğinizi düşünüyorsanız, ciddiyetiniz ve samimiyetiniz tartışılır. İki yılı aşkın süredir bu gerçeği kavrayamadı iseniz, taraftarı kandırmak gibi bir misyon size yakışmaz. En azından, seçilirken verdiğiniz vaadlerinize uymaz, çünkü inandırıcı değilsiniz!
 
* * *
 
Maça gelince... İki haftadır eleştirdiğimiz “dünya yıldızı” Kucka’nın nefis füzesine Tayfur’un aynı güzellikte karşılık vermesi, bu maçta takım savunmasının ve bireysel hataların konuşulacağının habercisi idi. Öyle de oldu. Yediği gollere bakın, Yanal niçin ısrarla savunmacı istiyor, anlamakta zorlanmazsınız! Hele kaleci Onur olmasa idi!
 
Sahaya dokuz yabancı ile çıkan Göztepe, kadrosuna istenilen katkıyı yapamayan rakibi karşısında son derece rahat ve güvenli idi, birbirlerini henüz tanımalarına rağmen. Girdiği pozisyonlar yabana atılır cinsten değildi. İstediklerini aldılar mı? Fazlasıyla. Bu arada Tamer Hoca’nın Şenol Güneş’i bırakıp kendi yolunu çizme isteği boşuna değilmiş, anladık. Aldığı ilk galibiyet çok anlamlı oldu.
 
Savaşmak için yetenekli ve uyumlu bir kadronuz yoksa, mütevazı takımlar karşısında bile aciz durumlara düşebilirsiniz. Göztepe’yi çok severim, benim için farklı bir anlamı vardır. Rahmetli dayımın  8 yaşımda İzmir’de beni ilk maçına götürdüğü takımdır. Dün gece o formayı giyenlerin hangi ruh hali içinde mücadele ettiğini, kağıt üzerinde favori gösterilen bir rakibe karşı nasıl mücadele ettiğini gördük.
 
Hakemin penaltı kararı mı? Oooo çok işiniz var demektir, henüz yapamadan!
 
Trabzonspor’u orta alandaki verimsizliği ve savunmadaki hataları nedeniyle eleştirebilirsiniz, Göztepe’nin ise hakkını inkar asla edemezsiniz. Trabzonspor niçin bu kadar kötü derken, rakibin zoru nasıl bozduğunu anlamamak, yakın gözlüğünü ters takmak gibi bir şey olmalı.
 
Son söz; Trabzonspor ile Ersun Yanal arasındaki dikiş tutmaz. Var mısınız iddiaya?..
 
Haber Kaynak: Cemal Ersen

FacebookMySpaceTwitterDiggDeliciousStumbleuponGoogle BookmarksRedditNewsvineTechnoratiLinkedinMixxRSS FeedPinterest